Spikdi
B11:02
B11:02
I watched the bus pull away from the stop.
Otobüsün duraktan uzaklaştığını izledim.
My first feeling was a tight knot in my stomach.
İlk hissim midemdeki sıkı bir düğümdü.
Being late for work makes my mind race.
İşe geç kalmak aklımı hızlandırıyor.
But the bus was already gone, so I had a choice.
Ama otobüs çoktan gitmişti, bu yüzden bir seçeneğim vardı.
I could stand and worry, or I could walk.
Durup endişelenebilirdim ya da yürüyebilirdim.
I chose to walk, and my shoulders dropped a little.
Yürümeyi seçtim ve omuzlarım biraz gevşedi.
Each step took me away from that lost bus.
Her adım beni o kaçan otobüsten uzaklaştırdı.
The street was busy, but I was not in a hurry.
Sokak kalabalıktı ama ben acele etmiyordum.
My legs moved, and my worries slowed down.
Bacaklarım hareket etti ve endişelerim yavaşladı.
I noticed the baker sweeping his doorstep.
Fırıncının kapısının önünü süpürdüğünü fark ettim.
I smelled fresh bread from an open window.
Açık bir pencereden taze ekmek kokusu geldi.
These small things had been hidden from me before.
Bu küçük şeyler daha önce benden saklanmıştı.
When the bus leaves without you
by @cagri77